Büyük Aşklar değildir efsane olan...
Büyük aşklar, büyük acılara gebedir,
Aslında efsane olan hep büyük acılardır...
Nereye gitti bu büyük aşklar? şimdi yaşanılan hoşlantılara Aşk diyebilen insanlar bu oyunun bir parçası mı? Aşk artık karaborsada, kaybolmuş, zamanı geçmiş, orjinal de hala içinde olan karışmış sahte biletler gibi... Kimse bilmiyor neden bu kadar dejenere oldu sevdalar ve işin esas acı kısmı kimsenin gerçekte umrundada değil ne olduğu...
Bir garip adamın anılarından notlar;
"Siz hiç otobüse binip heyecandan molalarda bile otobüsten inmeden 17 saat boyunca aynı koltuktan kımıldamadan yolculuk ettiniz mi? veya
Hava -15 derecede üzerinize lapa lapa kar yağarken hiç bilmediğiniz yabancı bir şehirde fırtınada tirtir titreyerek öleceğinizi düşünerek sabahladınız mı sokaklardaki banklarda?
Yabancı bir şehirde 3 gün sabah akşam durmadan sokaklarda dolaştınız mı cebinizde beş kuruş olmadan parklarda uyuyup gece yarısı bıçak çekilip soyulduğunuz oldu mu ?
Nereden olacak kimse donarak ölmeyi göze alacak kadar sevmiyor ki artık herşey geçici sevgi eskiden dilden dileydi şimdi ise kucaktan kucağa...
ve bu adamın bir kaç günde başına gelen bu olayların nedeni sabah olunca sevdiğinin yüzünü birkez görebilmek olmasından ibaretti.
Kimse kusura bakmasın artık aşk sadece laftan ibaret çektikleriniz acı değil yaşadığınız ise aşk değil çünki sevda herşeyden soyutlanmıştır ömürlüktür özgürlüktür sıkılmadan bıkmadan bir ömrü elele her zorluğuyla birlikte taşımaktır. Sizin dijital dünyanızın aşkları beklentiler denizinde boğulmakta, paraya tapar olmuşsunuz kariyeri, işi, parayı aşkın bir parçasıymış gibi davranarak aşka bunlar ve türevleri maddi tüm beklentileri dahil ederek aşkın adını lekelediniz ve lanetlendiniz bu yüzden hiçbir zaman gerçek aşka ulaşamayacaksınız..."
Biz bu büyük acıların küllerinden doğmuş küçük adamlarız sadece. Biz satırlara dökmeseydik bu aşkları, belki sizin yalnızlıklarınız ve terkedilmişlikleriniz hep küçük kalacaktı....
Yorumlar
Yorum Gönder