Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yaşam Üzerine Pozitif Düşünce!

Hayat aslında bir nehir gibidir, çoğu insan genelde akıntıya karşı kürek çekme eylemi içerisinde. Hal bu olunca da yaşamların çoğu başta mutsuzluk olmak üzere yıkıntı, umutsuzluk, dert, keder ve enkazlarla dolu oluyor. Yoruluyorsunuz kürekleri terse çekmekten sürekli bir çaba bir savaş içeridindesiniz hayatı hiç kendi akışına bırakmak istemiyorsunuz. Korkularınız hayal kırıklıklarınızdan daha büyük çünkü, ama hayatın gerçek anlamı bu çabanızda değil kimi geç anlıyor kimi erken bazılarıda hiç anlamıyor... Akıntıya bırakın kendinizi bırakın ki hayat nehri sizi sakin kıyılara götürsün huzur dolu sakin bir yaşama... Elbette engebeli yollardan gececeksin caresiz...

Yağmur...

Yağmur bir şehrin hüznüdür. Acılarına susanlar için döker gözyaşlarını, susmuş feryatların en belirgin resmidir o ve kimse bilmez kime döküldüğünü bu damlalarım birinden çok birilerine, bir şehre aittir. Hüzünlerin kıyıya vuruşudur o  ilmek ilmek işler, toprakla bir bütün olur... Toprağın en büyük sevdasıdır bir araya gelemeseler de her damlada kavuşurlar kimseler bilmeden birbirlerine her dokunuşlarında mutluluğun kokusu yayılır şehirlere, gözyaşları kavuşmanın en acı şeklidir aslında...

Gülüşün Yakışırdı Geceye...

Uyumadan saatlerce izlediğim heyecanlı bir film gibiydi gülümseyişin... Gecemin en güzel yerine gelir otururdu, ben sessizce izlerdim doyumsuzca ve çekingen bir tavırla. Hatırlıyorum soğuk bir kıştı her gece başka bir şehrin  akşamında otelime geldiğimde sarılırdım telefona sesini duymak için hergün daha büyük bir heyecan ve mutlulukla beni hayata bağlayan tek şeydi gülüşün. O anlarda hiç birşey umrumda olmazdı adeta dünyadan uçup giderdim. Bir kuş olup keşke yanına gelip öpsem seni uyurken diye düşlerdim... Kar yağarken otelin balkonunda sırf sesini duyabilmek için saatlerce soğuğa meydan okurdum. Dedim ya hiçbirşey umrumda değildi senden başka.  Gecemin ve hayatımın en güzel zamanlarıydı hat...

Başkalaşım...

Çok seversin bazen, öyle çok seversin ki onu bir an mutlu etmek için kendinden, özünden tavizler verirsin ardı arkası gelmeyen tavizler... Bi bakarsın kendi başına kalmışsın seni sen yapan herşeyi yitireli çok olmuş o gitmiş sen bitmişsin. Aşk sandığın herşey seni bu süreçte tüketmiş ve kendine bile yabancı olmuşsun. İşte yalnızlığın ağırlığı burada başlıyor kendine bile yabancılaştığın bu noktada... Seni sen yapan herşeyi seven insanlar, bir bakmışsın bütün bu kavramları değiştirmeye çalışıyorlar seni zamanla parçalarına bölüp yok ediyorlar. Belli bir zaman sonra seni olduğun gibi kabul edemez duruma geliyorlar peki bunun ne kadarı aşk ne kadarı...

Şarkılar...

Her şarkının bir hikayesi var aslında, bir kez yaşıyorsun sonra onu ömür boyu tükenmeyecek kelimelerle resmediyorsun onları... Anılarını gizliyorsun her satırına her kelimede adeta yeniden yaşıyorsun kimi zaman hüzün kimi zaman mutluluk veriyor ama en önemlisi ne yaparsan yap unutmuyorsun, şarkılar her seferinde aynı kalıyor anılar gibi saklanmıyor derinlere unuttuğun ne varsa dün gibi aklına bırakıveriyor tüm yaşanmışlıkları, bazen acı da veriyor belki ama şarkılar bizim söyleyemediğimiz her şeyi söylüyor çoğu zaman şarkılar bizim yüreğimizin tercümanı oluyor ve susup kendimizi bırakıyoruz o eşsiz güzelliğe...

Bu sıralar...

Uzun bir zamandır sessiz kalıyoruz aslında çığlıklarımızın içinde, aşk yorgunu bir yürek ve hasret eşlik ediyor gecelerimize. Garip değil mi?  bu kadar " AŞK " doluyken kalbinin yalnızlığa refakat etmesi...  Şöyle durup özledim!!! diye haykırmaya kalksan sanki her an yara alacakmışsın korkusu oluyor ne özlediğini söyleyebiliyorsun bazen ne de beklediğini. Geceler karanlık bir kuyu gibi umutların ve beklentilerin ise o kuyuya atılmış, dibe batmış birer bozuk para. Yağmur yağıyor umutlarına gözlerinden süzülen her hasret damlasında. Bu sıralar yalnızlık var sana eşlik eden başka kimse yok ne bir aşk, ne bir sevgili, ne de  başka biri... Yalnızlık saati tik tak tik tak çalışıyor her saniye işliyor yüreğine. Çaresiz, özlemiş, bıkkın, yorgun, üzgün, asabi, huysuz birazda ölmüş hissediyorsun kendini. Kalbinde bir yan'ın eksikken nasıl yaşayabilirsin ki? Yalnızlık işlemiş tüm benliğine iliklerine kadar yalnızlığın soğukluğundan üşüyorsun. Bu sıralar yalnızlık yakışıyor sana...