Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 7

Metropol Harabe bir kentin sokaklarındayım. Kimsecikler yok, herkes yaşanmışlıkların enkazı altında teslim etmiş ruhunu. Bir başımayım bu ruhsuz kentte, caddeler bomboş, evler kimsesiz. Yalnızlığın en koyu rengindeyim ve en dibinde. Enkazlar arasından geçerken ruhsuz cesetlerin yüzlerinde kalan en son ifadeyi seyrediyorum tek tek,  mutsuzluğun ve çaresizliğin tablosu bu yüzler. Yarım kalmış, renksiz, mutsuzluk tabloları... Çıkmaz sokağa terkedilmiş yetim bir hayatın çocukları, avuçlarında saklamışlar az biraz umudu, gün gelir mutlu oluruz belki-leriyle yanyana. Betonlar arasına sıkışıp kalmış onca ceset, soğuk bedenleri sahte mutluluklarla örtülmüş. Koşuşturmacayla geçmiş hayatları yaşam gazetesinin manşetine girmek için çabalasalarda, üçüncü sayfa faili mechul cinayetlere konu olmuş. Kimse kimseyi tanımız olmuştu, çıkar için birbirinin yüzüne gülen kuklalar, birbirinin ipini kesmek için planlar kuruyordu kulis arkasında ki karanlık odalarda, şimdi herkes aynı mahşerin mük...

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 6

Rüzgarı hissediyorum... Yüzümün gerilişini, soğuğun içime işleyişini, derimin yavaşça kuruyuşunu vucudumun titreyişini... Nefesimin kesilişini, gözümün önünden geçen geçmişe dair  yüzlerce sahneyi... Herşey burada, gençliğim, hatalarım, heyecanlarım, zaferlerim, ilklerim, kederlerim, hüzünlerim, kahkahalarım, sevdiklerim ve nefret ettiklerim... Hepsi bir bir geçiyor bu son sahne de gözlerimin önünden, saliseden daha hızlı bir şekilde, belki en hızlı izlediğim film bu, benim hayatım ve yaşadığım onca yılın özeti... Hayali bile ürpertirken insanı, gözümü açıyorum, tüylerimin diken diken olduğu gerçeği kanıksanamaz. Ama son saniyemde bile yine ben olmaktan vaz geçmiyor insanlara zerre kadar da olsa birşeyler bırakmak istiyorum... Ölmek sanıldığı gibi bir kurtuluş değilmiş... Hayatımı iki keskin uç arasında yaşayan biri olarak benim hiç gri'm olmadı benim fikirlerim ya siyahtır  ya da beyaz arası, ortası yoktur. Siz bundan bir ders çıkartın hayatta bazen gri biriktirmek ger...

Eski bir anı...

Çocukluğumdan arta kalan nadir güzelliklerden bir anı bu... Cuma akşamı okul tatil olur olmaz ilk işim eve gidip üstümü değiştirdiğim gibi durağa koşardım. 1948 model eski bir kamyondan bozma bağ otobüsüne biner, daha asfaltla tanışmamış tozlu yollarda hoplaya zıplaya bağlara doğru yol alırdı otobüs, bizim çocukluğumuzda Karadeniz'in neresinde olursanız olun yollarda pek asfalt yoktu, en son durakta indiğimde koşarak rahmetli dedemin kollarına koşup atlardım. Yol kenarında bağımızda yetişen kiraz, şeftali, elma armut v.b. meyveleri satardık. Dere kenarında kurbağalarla oynar, dedem bağa gidince de sandıkların başında ben geçerdim, o zamanlar bu bana verilen en kutsal görevdi belkide, dedem gelmeden iyi bir satış yap...

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 5

Aralarında ilk kez Hoca ile konuşmuştuk bu konuyu, fikirlerimi beyan ederken sunduğu tezler ve anti tezler o kadar heyecanlandırmıştı ki beni zamanın nasıl aktığını bile farketmedim. Sanki zaman bir çığ gibi hızlıca ilerliyordu,  muhabbetimiz inişleri ve çıkışları ile sürdürülebilirliğini hiç yitirmiyordu, uzun zaman sonra belki ilk kez bu kadar hoşnut olmuştum biriyle muhabbet etmekten. Aynı zamanda şaşkınlığımı gizleyemiyordum yeni tanıştığım bu gizemli adamdan. Ona hoca demelerinin nedenini çok sonra samimi olduğumuzda anlayacaktım, diğerleri gibi o da  bilgiye aç ve doymak bilmeyen bir hırsa sahipti. Zihni adeta bir kara delik gibiydi sanki herşeyi yutuyordu. Tartışma bazen şiddetleniyor farkında olmadan seslerimiz yükseliyordu, sonra bir an duraksayıp, etrafa bakınıp kahvedekilerin şüpheli bakışlarını farkedip çayından bir yudum alıp, normal ses tonuyla kaldığı yerden devam ediyordu. İkimizde doğruyu arıyorduk, bu yüzdendi sorgulamalarımız, savunduklarımız ve ürettiği...

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 4

Avuçlarım terliyor... Kalbimin atışı o kadar hızlandı ki artık hissedebiliyorum çırpınışını. Göğsümü yırtıp çıkmak istiyor adeta. Deneysel bir durum bu, ama bu deneyin sonucu  benimle birlikte yok olacağından kimseye bir fikir arz etmeyecek maalesef. Damarlarımda sanki kan yerine adrenalin dolaşıyor. Gözlerim her aşağıya baktığımda kararıyor, başım dönüyor. Avuçlarım terliyor ve emin olun korkuyu bu kadar net hissedebileceğiniz başka sahne yok bu hayatta. Ölümden herkes korkar korkmuyorum diyenler daha onunla burun buruna gelip tanışmamıştır emin olun. İster mucizevi olsun ister olmasın, ölümle tanışıp son anda Azrail'in elinden kurtulaların hayatına bakarsanız, artık eskiden oldukları insanlar olmadıklarını görebilirsiniz. Korku tüm vucudumu ele geçirdi, bedenim bir enstruman teli gibi titriyor adeta. O kadar hızlı nefes alıyorum ki ciğerlerim yanıyor, kirli havayı her soluyuşumda sanki  burnuma çekiçle vurulmuş gibi bir acı saplanıyor. Kulaklarım basınçtan tıkandı yada ...

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 3

Eğer hayat sizi ölümden daha güzel bir son ile ödüllendirseydi, yine de ölmek ister miydiniz? Sonsuz bir yaşam ne kadar mutlu edebilirdi insanoğlunu? Veya ölmeden yeniden doğsanız bile hatasız baska bir hayatı yaşama olasılığınız sizce nedir?  Aslında bu anlamsız hayatımızı daha sıkıcı yapmaktan başka bir şeye yaramazdı. Ve işin kötü tarafı bu felaketten başka birşey getirmezdi Dünya'ya. Düşünün insanoğlu bu kısacık hayatında bile Dünya'yı bu denli katledebiliyorsa, sonsuz bir hayatta neler yapabileceğini düşünün... Sonsuz hayata rağmen ölümü seçenlerdir bu hayatın gerçek sahipleri, gerçek kahramanları. Bu cesarete sahipseniz ve az sonra hayatınızın son saniyelerini tüketip bu kahramanlar topluluğuna kucak açacaksanız bilmeniz gereken bazı şeyler var. Ben burada yaşadığım ürkütücü tecrübeyi sizlere aktarıyorum.  Burada korkuya yer yok , pişmanlığa ve her hangi bir melankolik duygu karmasına yer yok. Burada gerçek özgürlük var!  Atar damarınızda saniyede 500 mm hızla...

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 2

İnsanlar zamanla, içinizdeki iyiliği öldürmenin bir yolunu mutlaka buluyor. Sevdiklerimiz, dostlarımız, akrabalarımız hatta bazen aileler bile, bu duygu katliamının olağan şüphelileri. Doğru bilinen tercihlerin bir ok gibi sırtımıza saplandığını görünce, insanlar güven duygularını tozlu bir kutuya koyup hayatlarının en derin mahzenine kapattılar. İnsan ailesini seçemez belki ama sevdiğini veya dostlarını seçebilir diyordu kitaplarda, bize ögretilen en büyük yalan buydu işte, aslında hiç birimizin seçim hakkı yok! Seçim yapabilmek için zorlu bir hayat sınavı var önümüzde, senaryosu önceden yazılmış, kaybettiklerimiz kazandıklarımızın yanında bir hiç! Kendi seçimlerimlerimizi yapma ehliyetine sahip olduğumuzda ise insanlık yönümüzü yitireli uzun bir zaman geçmiş oluyor. Güven; insanın avucunda iki ucu keskin bir jilet ve hayat bize yumruğumuzu sıkmayı emrediyordu. Biz hayatın gözden çıkarılabilir figüran askerlerinden başka birşey değiliz. Aslında kimsenin bir önemi yok bu eğitim kam...

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1

Bölüm 1 Ölmeden önce ufak bir hatırlatma yapmam gerek, içimde pişmanlığa ait en ufak zerre yok, bilakis şuan bu yükseklikteyken mutluluğun Everest'indeyim. Ve zorlanarak çıktığım bu tepeyi bir çırpıda ineceğimi bilmenin tadı bir başka. Psikolojimi sorgulayabilir, akli dengem hakkından yorumlar yapabilirsiniz ama umrumda da değil. Doktorumun dediğine göre zeki insanların bir çoğu  dengesiz ve saplantılı olurmuş. Günümüz dünyasında 176 IQ ya sahipseniz bu kaçınılmaz bir sonuç, hele ki genel olarak insanların bir çoğunun IQ seviyesi 90 ile 110 arasındayken sizi anlamalarının ihtimali neredeyse yok denebilecek kadar az. O yüzden ömrüm boyunca bela oldu başıma bu anormal zeka, ben alışkınım aslında deli cübbesi giymeye 37 yıldır bu böyle,  aslını söylemek gerekirse hoşumada gitmiyor değil. Uykusuzluk problemi yüzünden doktora gitmemle başladı herşey, tabi bundan önce kendi hakkımda ufak bir not; sigorta sistemine kayıtlı biri değilim muhtarlık kaydına dahi sahip değilim, bir...

Ben Ölmeden Önce - Giriş

Giriş 37. kattan eğilip aşağı bakıyorsanız ve yükseklik korkunuz varsa, eğilmeden önce ellerinizin  sıkıca demirleri kavradığından ve dengenizi sağladığınızdan emin olun. Zira korku ve tehlike  anında beynimiz kendini korumaya programlı olduğundan, kendi kendini kapatabilir. İşte bu öyle ani bir durumda, sinir sistemimizde ki en ufak aksama sonucunda vücut dengeniz bozulup, kafanızın ağırlığı sizi aşağıya doğru çekebilir. Öz kütlenizi ve yüksekliği  biliyorsanız aşağı düşüşünüzün nasıl olacağını da bilirsiniz. Örneğin; basitçe anlatmak gerekirse hafif bir kişi, ağır birine göre daha yavaş düşecektir. Tabi ki burda günahların ağırlığı etkisizdir. Tek zor yanı bir kaç saniye fazla düşünme zamanınızın olacağıdır tabi düşüs esnasından kalbiniz adrenalin salgılayacağından, beyninizin de kapalı olduğunu  varsayarsak pek sağlıklı düşünemeye bilirsiniz ama birkaç saniyede ki  pişmanlığınız artık pek te önemli değil. Ağırlığınız ne olursa olsun bu sonucu asla d...