Şimdi gidiyorsun yalnızlıktan arta kalan ne varsa bana bırakarak. Biliyorum artık istesen de geri dönemezsin, beni çaresizliğime, gözyaşlarıma ve onca yaşanılanı bizden kalan hayallere bırakarak gidiyorsun...Tarifsiz ve dayanılmaz bir sancı bu, yüreğimin her hücresine ağır gelen, nefesimi kesen, kelimeleri boğazıma dizip hıçkırıklarımı boğan dayanılmaz bir acı. Görmeyecek seni istesem de gözlerim gülüşünden kalan anılarla bu hayatı sensizliğin girdabında savrularak yaşayacağım.
Belki bir yerlerden izleyeceksin beni, bilmiyorum nasıl öğreneceğim sensizliğin ağırlığında yaşamayı. Kabullenemiyor kalbim yarım kalmayı yarım kalple nasıl yaşanır ki? Yanıyor gözlerim seni sonsuzluğa uğurlarken gözyaşlarım bir ırmak gibi sanki kor oluyor yüreğim dedim ya nefesim kesiliyor taşıyamıyorum sensizliği... Keşke beni de götürseydin giderken. Şimdi son kez görüyorum yüzünü ve artık son nefesime kadar hep bu an'ı taşıyacağım zihnimde güzel yüzün bana hayat veren gülüşün artık resimlerde kalacak ve hep zihnimde dokunamayacağım o küçük ellerine asla sarılıp derdimi anlatıp ağlayamayacağım kokunla siyah ağır bir sis gibi çöktü sensizlik üzerime ne konuşabiliyorum ne de susabiliyorum...
Bir gün buluşacağız elbet benide kabul edince bu kara toprak sen şimdi cennetin en güzel bahçelerinde bekle beni, bense yaşadığımız onca güzel anıyı kalbimde yeşertip kavuşacağım gün çiçeklerle sunacağım sana belki yakın belki yıllar sonra ama bil elbette bir gün buluşacağız cennetin en güzel bahçelerinde avucumuzda mutluluk sonsuza dek yaşayacağız bütün bu acılardan uzakta. Bekle beni sevdiceğim...
"Sonsuzluğa Mektuplar" "Haziran 2014"
"HKZ"
Yorumlar
Yorum Gönder