Yine tutukluk yaptı kafama dayalı hayat tabancası. Beynime biraz mutluluk, huzur ve bilumum uyuşturucu fikir zerk edeyim derken, şarjörümde beklemekten rutubetlenmiş umut kurşunları. Yani anlayacağınız yine boş düşünceler evreninde kaldım, hiçliğin ortasında, hiç yeni bir umudum yok. Gerçi eski bir umudum da yok bana artık huzur veya mutluluk takdim edecek. Sadece boşluktayım, yarını bırak bu günümü bile bilmiyorum. Yokuş aşağı freni patlak bir kamyon gibi düşüyorum. Ama onda bile bir adrenalin var, bende o da yok. Azrail yine gazete manşetlerinde evrenin elemanı ödülünü kimseye kaptırmıyor. Her yer ölüm...
İntihar edenlere büyük saygı duymuşumdur ben beceremem mesela ölmeyi gerçi yaşamayı da becerebildiğim söylenemez. Ben sanırım sürünme konusunda süperim bak o konuda kimse elime su dökemez. Ne diyordum, ha intihar edenler bizler gibi zayıf yada psikolojisi bozuk değiller bilakis hayatın bu sahte gerçekliğini en direkt şekilde beyinlerine bir mermiyle hatırlatan insanlar değil midir onlar? Biz ne yapıyoruz peki beynimizi anca ne kadar çöp bilgi varsa dolduruyoruz.
"Yok efenim aslanlar günde 50 kez çiftleşir. Yok o ayakkabı bunun altına olmaz. Yok bu işler nasıl yetişecek, patron kızar mı, bu ay faturaları nasıl ödeyeceğim" ve bir sürü bok beynimizde birikiyor. İşin en kötüsü ise ben bunları bile düşünmüyorum. Ne ölümü ne yaşamı düşünebiliyorum. Arada kalmak kadar kötü bir durum yok inanın. Bunca insan ölmek için buradaysa kimler yaşıyor? Gören var mı?... [HKZ]

Yorumlar
Yorum Gönder