Hayat aslında bir nehir gibidir, çoğu insan genelde akıntıya karşı kürek çekme eylemi içerisinde. Hal bu olunca da yaşamların çoğu başta mutsuzluk olmak üzere yıkıntı, umutsuzluk, dert, keder ve enkazlarla dolu oluyor. Yoruluyorsunuz kürekleri terse çekmekten sürekli bir çaba bir savaş içeridindesiniz hayatı hiç kendi akışına bırakmak istemiyorsunuz. Korkularınız hayal kırıklıklarınızdan daha büyük çünkü, ama hayatın gerçek anlamı bu çabanızda değil kimi geç anlıyor kimi erken bazılarıda hiç anlamıyor...
Akıntıya bırakın kendinizi bırakın ki hayat nehri sizi sakin kıyılara götürsün huzur dolu sakin bir yaşama... Elbette engebeli yollardan gececeksin caresizliğin olacak elbet bir şaleleden aşağı doğru dökülürken ama unutulmaması gereken şey sakin sular hep selalelerin döküldüğü son noktadadır. Önemli olan senin bu hayat nehrinde akıntı tersine kürek çekip yorulunca son haddine geldiğinde hiç beklemediğin anda aşağı düşmek mi yoksa akıntıya kendini bırakıp o yol üzerinde seni bekleyen zorlukları bilerek kendini bu şartlara alıştırarak yolunda ilerlemek mi? Bu senin vereceğin bir karar. Sana öğretilen herşeyi unut çünkü her bir birey farklı, farklı yaşamlar, farklı düşünceler, farklı alışkanlıklar sana empoze edilen herşey aslında birer çöpten başka birşey değil! Kimse senin mutluluğun için çabalamaz sen ne yaparsan kendine yapacağından adımlarınıda bu doğrultuda atmalısın. Sana senden başka kimseden fayda yok aslında kimse seni yüzdeyüz anlayamaz senden başka kimse! Bu bağlamda şunun farkındalığını iyi kavramak gerekli mutluluğun kaynağı aslında sensin başka kimse değil. İnsanlar aslında aşk yaşarken sadece mutluluğu paylaşırlar sende zaten var olan mutluluğu. Bu mutluluğu kontrol etmek tamamen senin elinde paylaşıp paylaşmamak sana kalmış ama kendini çok iyi tanıyıp yetiştirirsen negatifliklerden de zamanla uzaklaşacaksın. En önemli olgu ilk önce kendi kendinin efendisi olman gerek, kendini tanımadan sevmeden bu yol sana mutsuzluktan başka birşey getirmez herşeyi oluruna bırak, olmuyorsa zorlama çünkü senin için sonuçları hayırlı olmayabilir. En önemli olgulardan birisi ise mutlu olduğun şeyleri yap seni mutlu eden her bir durum hayatına renk katacak unutma istemeyerek veya mecbur kalarak attığın her adım seni karamsar düşüncelerin kucağına doğru itecek bu da hoşnutsuzluk, asabiyet, korku v.b. her tür kötü enerjinin odak noktasında bulacaksın kendini...
Bu nehir sandığından da hızlı akıyor doğru yolu ne kadar erken seçersen o kadar çabuk mutlu olursun. Kendini telkin etmeyi iyi öğren negatif her durumda o anı umursama eğer kötüde olsa moralini bozacak bir durumda bile gülümsemeyi başarıyorsan zaten hayat senin için mutluluk ve huzuru hediye etmiş demektir. Herşey istemekte biter insanım istedikten sonra başaramayacağı hiçbirşey yok bunu bil! İnsan ister gözleri görmezken resim yapar, insan ister kulakları duymazken ünlü besteler yapar insan ister en uüksek dağa tırmanır... İnsan yeter ki istesin başaramayacağı hiç bir hedef yoktur. Şimdi sen herkes gibi akıntı karşısında mutsuzluk denizinde mi çırpınacaksın yoksa akıntını ve hedeflerini seçip huzura doğru mu yol alacaksın seçim senin...
Posted via Blogaway
Yorumlar
Yorum Gönder