İnsanlar zamanla, içinizdeki iyiliği öldürmenin bir yolunu mutlaka buluyor. Sevdiklerimiz, dostlarımız, akrabalarımız hatta bazen aileler bile, bu duygu katliamının olağan şüphelileri. Doğru bilinen tercihlerin bir ok gibi sırtımıza saplandığını görünce, insanlar güven duygularını tozlu bir kutuya koyup hayatlarının en derin mahzenine kapattılar. İnsan ailesini seçemez belki ama sevdiğini veya dostlarını seçebilir diyordu kitaplarda, bize ögretilen en büyük yalan buydu işte, aslında hiç birimizin seçim hakkı yok! Seçim yapabilmek için zorlu bir hayat sınavı var önümüzde, senaryosu önceden yazılmış, kaybettiklerimiz kazandıklarımızın yanında bir hiç! Kendi seçimlerimlerimizi yapma ehliyetine sahip olduğumuzda ise insanlık yönümüzü yitireli uzun bir zaman geçmiş oluyor. Güven; insanın avucunda iki ucu keskin bir jilet ve hayat bize yumruğumuzu sıkmayı emrediyordu. Biz hayatın gözden çıkarılabilir figüran askerlerinden başka birşey değiliz. Aslında kimsenin bir önemi yok bu eğitim kampında, en meşhuru da en yeteneklisi de ve en beceriksizi bile zamanı gelince ölüp harcanacak. Bizim neslimizin; bozuk eğitim, teknoloji ve moda akımlarıyla tüm insani duyguları yokedildi, nefret dolu bir robot nesil olması için televizyon ve medya sektörü tüm imkanlarını seferber etti. İşin üzücü yanı başardılarda, güvensiz nefret dolu bir toplum yaratıldı. Nefret doluyuz artık, her şeye, herkese karşı, en iyimiz bile köşeye sıkıştığında kendini kurtarmak için elindeki en büyük bencillik kozunu gözünü kırpmadan kullanıyor. Ve bu artık kimseyi rahatsız etmiyordu... [HKZ]
İnsanlar zamanla, içinizdeki iyiliği öldürmenin bir yolunu mutlaka buluyor. Sevdiklerimiz, dostlarımız, akrabalarımız hatta bazen aileler bile, bu duygu katliamının olağan şüphelileri. Doğru bilinen tercihlerin bir ok gibi sırtımıza saplandığını görünce, insanlar güven duygularını tozlu bir kutuya koyup hayatlarının en derin mahzenine kapattılar. İnsan ailesini seçemez belki ama sevdiğini veya dostlarını seçebilir diyordu kitaplarda, bize ögretilen en büyük yalan buydu işte, aslında hiç birimizin seçim hakkı yok! Seçim yapabilmek için zorlu bir hayat sınavı var önümüzde, senaryosu önceden yazılmış, kaybettiklerimiz kazandıklarımızın yanında bir hiç! Kendi seçimlerimlerimizi yapma ehliyetine sahip olduğumuzda ise insanlık yönümüzü yitireli uzun bir zaman geçmiş oluyor. Güven; insanın avucunda iki ucu keskin bir jilet ve hayat bize yumruğumuzu sıkmayı emrediyordu. Biz hayatın gözden çıkarılabilir figüran askerlerinden başka birşey değiliz. Aslında kimsenin bir önemi yok bu eğitim kampında, en meşhuru da en yeteneklisi de ve en beceriksizi bile zamanı gelince ölüp harcanacak. Bizim neslimizin; bozuk eğitim, teknoloji ve moda akımlarıyla tüm insani duyguları yokedildi, nefret dolu bir robot nesil olması için televizyon ve medya sektörü tüm imkanlarını seferber etti. İşin üzücü yanı başardılarda, güvensiz nefret dolu bir toplum yaratıldı. Nefret doluyuz artık, her şeye, herkese karşı, en iyimiz bile köşeye sıkıştığında kendini kurtarmak için elindeki en büyük bencillik kozunu gözünü kırpmadan kullanıyor. Ve bu artık kimseyi rahatsız etmiyordu... [HKZ]

Yorumlar
Yorum Gönder