Ana içeriğe atla

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 3


Eğer hayat sizi ölümden daha güzel bir son ile ödüllendirseydi, yine de ölmek ister miydiniz? Sonsuz bir yaşam ne kadar mutlu edebilirdi insanoğlunu? Veya ölmeden yeniden doğsanız bile hatasız baska bir hayatı yaşama olasılığınız sizce nedir?  Aslında bu anlamsız hayatımızı daha sıkıcı yapmaktan başka bir şeye yaramazdı. Ve işin kötü tarafı bu felaketten başka birşey getirmezdi Dünya'ya. Düşünün insanoğlu bu kısacık hayatında bile Dünya'yı bu denli katledebiliyorsa, sonsuz bir hayatta neler yapabileceğini düşünün...
Sonsuz hayata rağmen ölümü seçenlerdir bu hayatın gerçek sahipleri, gerçek kahramanları. Bu cesarete sahipseniz ve az sonra hayatınızın son saniyelerini tüketip bu kahramanlar topluluğuna kucak açacaksanız bilmeniz gereken bazı şeyler var. Ben burada yaşadığım ürkütücü tecrübeyi sizlere aktarıyorum.  Burada korkuya yer yok , pişmanlığa ve her hangi bir melankolik duygu karmasına yer yok. Burada gerçek özgürlük var!  Atar damarınızda saniyede 500 mm hızla geçen kanınız duraracak, kalp ritminiz salgıladığı aşırı adrenalinde etkisiyle 150 yi geçmeye başladığında tansyonunuz düşüp gözleriniz kararacak. Yere çarpmanız ani olacağından herşey saliseler içinde olacak ve hiç birşey hissetmeyeceksiniz belkide en güzel tarafı bu, bir anda ruhunuz ait olduğu sonsuzluğa geri dönüşü olmaksızın iade edilecek ve orada sizinle aynı yoldan geçmiş kahramanları gördükten sonra esas fikriniz oluşacak buna değdi mi yoksa değmedi mi? Bu hikaye benim insanlığa vasiyetimdir. Herkesin mutlaka ibret alacağı veya kendini bulacağı bir parçası olacaktır inanın. Evinde şortuyla oturup ölümden bahseden, sürekli anti depresan kullanıp ilgi odağı olmak için iğne veya benzeri sivri bir şey ile kollarını çizip faça atan geri zekalı ergenlerle karıştırmayın. Bu gerçek bir yaşanmışlığın hikayesidir. Azraille aynı masada poker oynuyorsanız ciddi olmalısınız...             [HKZ]

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Karaborsa Aşklar...

Büyük Aşklar değildir efsane olan... Büyük aşklar, büyük acılara gebedir, Aslında efsane olan hep büyük acılardır... Nereye gitti bu büyük aşklar? şimdi yaşanılan hoşlantılara Aşk diyebilen  insanlar bu oyunun bir parçası mı? Aşk artık karaborsada, kaybolmuş, zamanı geçmiş, orjinal de hala içinde olan karışmış sahte biletler gibi... Kimse bilmiyor neden bu kadar dejenere oldu sevdalar ve işin esas acı kısmı kimsenin gerçekte umrundada değil ne olduğu... Bir garip adamın anılarından notlar; "Siz hiç otobüse binip heyecandan molalarda bile otobüsten inmeden 17 saat boyunca aynı koltuktan kımıldamadan yolculuk ettiniz mi? veya Hava -15 derecede üzerinize lapa lapa kar yağarken hiç bilmediğiniz ...

Çember...

Yorgunuz... O kadar yorgunuz ki, mutluluk maskesinin ardından bakıyoruz dünyaya...Gülüşlerimiz ardına saklı, sayısını bile unuttuğumuz hayallerimizden oluşan cesetler var. Kanlı ihanetlere kurban gitmiş masum umutlar. İçimizden o çocuksu yanımızı koparıp alan, benliğimizi kilitli kapılar ardına iten, bizi biz olmaktan korkutan, aslında hiç olmadığımız karakterlerin arkasına sindiren kötülükleri tüm genlerine yayılmış insanlara maruz kalmaktan yorgunuz... Yorgunuz çünkü aslında hiç söz sahibi bile olmadığımız bir sistemin içine itilip çocukluğumuzdan beri "sen bunu yapacaksın, sen bu olacaksın" gibi emir kipleri ve yönergelerle hayatımızı var olan sisteme, (istekli veya isteksiz) kurban etmekten, hep toplum veya adına her ne denilirse denilsin bize dayatılan ve aslında hiç istemediğimiz bu boktan yaşam senaryolarına uymaktan, karşı çıktığımızda ise dışlanıp ötekileştirilmekten yorgunuz... Çok şey de istemiyoruz ki, sadece sakinlik   istiyoruz, kendi mutlu olduğumuz yoll...

Viski ve Mermi

İki adam barda yanyana otururyorlardır. Biri diğerine dönüp; - Sana bir kişiyi öldürme şansı verselerdi kimi öldürürdün? diye sorar. Adam aşağıdan yukarıya yanındaki adamı süzer, adamı ilk defa görüyordur. -Hiç kimseyi diye cevap verir Adam hassiktir tonunda bir tıslayarak gülme sesi çırttıktan sonra tekrar dönüp - Sende onlardansın demek der ve viskisinden bir yudum daha alır Diğer adam anlamaz ve şaşkın bir şekilde - Kimlerden? diye sorar - 3 K (KKK) der ve viskisinden son yudumu alır. - Anlamadım? - 3 K yani Kendi Kendinin Katili. Kimseyi incitmeyecek olanlar hep kendini öldürür yavaş yavaş. Karşısındakinin ya çok sarhoş yada deli olduğunu düşünmeye başlar. - Peki sen kimi öldürürdün? - Barmeni. - Barmeni mi? Neden? - Çünkü bardağımın bittiğini gördüğü halde doldurmuyor. Üstelik saat daha 10'a 20 dakika var. - Nasıl yani? - Saat 22:00 olana kadar bu bardağı hiç boş bırakma demiştim. - Ama bunun için birini öldürmen çok saçma! - İşte farkımızda burada de...