Eğer hayat sizi ölümden daha güzel bir son ile ödüllendirseydi, yine de ölmek ister miydiniz? Sonsuz bir yaşam ne kadar mutlu edebilirdi insanoğlunu? Veya ölmeden yeniden doğsanız bile hatasız baska bir hayatı yaşama olasılığınız sizce nedir? Aslında bu anlamsız hayatımızı daha sıkıcı yapmaktan başka bir şeye yaramazdı. Ve işin kötü tarafı bu felaketten başka birşey getirmezdi Dünya'ya. Düşünün insanoğlu bu kısacık hayatında bile Dünya'yı bu denli katledebiliyorsa, sonsuz bir hayatta neler yapabileceğini düşünün...
Sonsuz hayata rağmen ölümü seçenlerdir bu hayatın gerçek sahipleri, gerçek kahramanları. Bu cesarete sahipseniz ve az sonra hayatınızın son saniyelerini tüketip bu kahramanlar topluluğuna kucak açacaksanız bilmeniz gereken bazı şeyler var. Ben burada yaşadığım ürkütücü tecrübeyi sizlere aktarıyorum. Burada korkuya yer yok , pişmanlığa ve her hangi bir melankolik duygu karmasına yer yok. Burada gerçek özgürlük var! Atar damarınızda saniyede 500 mm hızla geçen kanınız duraracak, kalp ritminiz salgıladığı aşırı adrenalinde etkisiyle 150 yi geçmeye başladığında tansyonunuz düşüp gözleriniz kararacak. Yere çarpmanız ani olacağından herşey saliseler içinde olacak ve hiç birşey hissetmeyeceksiniz belkide en güzel tarafı bu, bir anda ruhunuz ait olduğu sonsuzluğa geri dönüşü olmaksızın iade edilecek ve orada sizinle aynı yoldan geçmiş kahramanları gördükten sonra esas fikriniz oluşacak buna değdi mi yoksa değmedi mi? Bu hikaye benim insanlığa vasiyetimdir. Herkesin mutlaka ibret alacağı veya kendini bulacağı bir parçası olacaktır inanın. Evinde şortuyla oturup ölümden bahseden, sürekli anti depresan kullanıp ilgi odağı olmak için iğne veya benzeri sivri bir şey ile kollarını çizip faça atan geri zekalı ergenlerle karıştırmayın. Bu gerçek bir yaşanmışlığın hikayesidir. Azraille aynı masada poker oynuyorsanız ciddi olmalısınız... [HKZ]

Yorumlar
Yorum Gönder