Ana içeriğe atla

Kayıtlar

yeralti etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ben Ölmeden Önce - Boktan Bir Durum

Murphy der ki; her şey iyi gidiyorsa kesin bir terslik vardır. Sizin hiç hayatızda bulunan problemleri düzeltmeye çalıştıkça daha da dibe battığınızı farkettiğiniz oldu mu? Peki ya zihninizdeki düşüncelerin uçurumdan atlar gibi birer birer sizden uzaklaşıp, kasvetli bir boşlukta amaçsızca orada  aylarca kalakaldığınız? Sanki bataklığın ortasına saplanmışınız da her yanımız çamurdan devasa bir okyanus ve biz çırpındıkça batıyoruz. En son ağzımız bile çamurla dolup boğulurken uyandınız mı hiç? Bu kabusu her gece yaşadığınızı ve o çaresizliğin içinde kapana kısıldığınızı bir  düşünün... İşte bu kabusun tam ortasında sıkışıp kaldım, her sabah boğularak uyanıyor gülen bir maske takıp, maskenin ardında bu kabusu hazmetmeye çalışıyorum sessizce... Belli bir zaman sonra ise size bu boktan durum standart bir şey gibi gelmeye başlıyor. Kabullenmiyorsunuz ama alışıyorsunuz ve kabullendikçe bi kat üstünüzde bulunan başka bir boktan hâlet-i rûhiye tepenize çöküyor. Bu duruma bi...

Sentetik Medeniyetler ve Değişim...

Değişmek artık imkansızdı. Çünkü bireyin değişebilmesi için önce kendisi olması gerekiyordu. Sabit bir birey olup iyi veya kötü kendi çizgisinde ilerlemesi, sonrasında ise kaderinin sunduğu tercihler ile farklı yollara ve düşüncelere yolculuk yapması gerekliydi. Bu şekilde farklı düşünceler ile filizlenip farklı yolları seçip ilk benliğinden uzaklaşarak değişimi gerçekleştirebilecekti. Ama bize hiç bir zaman kendimiz olmamız öğretilmedi, hepimiz rol yapıyorduk bize öğretilenler bir tiyatroydu kocaman bir çöptü, sahte, çirkin ve olabildiğince sentetik duygu senaryolarıydı. Ya kabul edecektik yada toplum tarafından dışlanıp yaftalanacaktık. Değişim bu yüzden imkansızdı çünkü biz farkına varana dek çoktan her an güncellenen  bir değişim çemberinin, çıkılmaz bir paradoksun, ayrılmaz parçaları olmuştuk. Herşey televizyonla başladı, reklamlar, diziler, filmler, müziklerle bile medeniyetler üzerinde toplu hipnoz seansları başlatıldı. Karşı koyacacak cesareti olanlar en yakınındakiler d...

Boşluk

Boşluktayız, sebebini bilmediğimiz yabancı bir boşlukta, bu boşluğun duvarları yok, gökyüzü yok, sadece karanlık var, yabancı olduğumuz bir koyu bir karanlık. Sanki yaşam ile ölümün tam ortasındasın da, böyle arafta kalmışlığın çaresizliğini kabul etmiş bekliyorsun, neyi beklediğini bile bilmeden... Derin, uçsuz. bucaksız bir kuyuda, üstümüzü örten korkuların pençesinde çırpınarak düşüyoruz.  Karanlık üstümüze çöktükçe artıyor korkularımız ve daha hızlı düşüyoruz... Sahip olduklarımız arttıkça daha büyük bir boşluğun içinde buluyoruz kendimizi, bu doğru kişi dediğimiz her sevgilide kazanılan veya elde edilen her...

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 3

Eğer hayat sizi ölümden daha güzel bir son ile ödüllendirseydi, yine de ölmek ister miydiniz? Sonsuz bir yaşam ne kadar mutlu edebilirdi insanoğlunu? Veya ölmeden yeniden doğsanız bile hatasız baska bir hayatı yaşama olasılığınız sizce nedir?  Aslında bu anlamsız hayatımızı daha sıkıcı yapmaktan başka bir şeye yaramazdı. Ve işin kötü tarafı bu felaketten başka birşey getirmezdi Dünya'ya. Düşünün insanoğlu bu kısacık hayatında bile Dünya'yı bu denli katledebiliyorsa, sonsuz bir hayatta neler yapabileceğini düşünün... Sonsuz hayata rağmen ölümü seçenlerdir bu hayatın gerçek sahipleri, gerçek kahramanları. Bu cesarete sahipseniz ve az sonra hayatınızın son saniyelerini tüketip bu kahramanlar topluluğuna kucak açacaksanız bilmeniz gereken bazı şeyler var. Ben burada yaşadığım ürkütücü tecrübeyi sizlere aktarıyorum.  Burada korkuya yer yok , pişmanlığa ve her hangi bir melankolik duygu karmasına yer yok. Burada gerçek özgürlük var!  Atar damarınızda saniyede 500 mm hızla...