Ana içeriğe atla

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 6


Rüzgarı hissediyorum... Yüzümün gerilişini, soğuğun içime işleyişini, derimin yavaşça kuruyuşunu vucudumun titreyişini... Nefesimin kesilişini, gözümün önünden geçen geçmişe dair  yüzlerce sahneyi... Herşey burada, gençliğim, hatalarım, heyecanlarım, zaferlerim, ilklerim, kederlerim, hüzünlerim, kahkahalarım, sevdiklerim ve nefret ettiklerim...
Hepsi bir bir geçiyor bu son sahne de gözlerimin önünden, saliseden daha hızlı bir şekilde, belki en hızlı izlediğim film bu, benim hayatım ve yaşadığım onca yılın özeti...
Hayali bile ürpertirken insanı, gözümü açıyorum, tüylerimin diken diken olduğu gerçeği kanıksanamaz. Ama son saniyemde bile yine ben olmaktan vaz geçmiyor insanlara zerre kadar da olsa birşeyler bırakmak istiyorum... Ölmek sanıldığı gibi bir kurtuluş değilmiş... Hayatımı iki keskin uç arasında yaşayan biri olarak benim hiç gri'm olmadı benim fikirlerim ya siyahtır  ya da beyaz arası, ortası yoktur. Siz bundan bir ders çıkartın hayatta bazen gri biriktirmek gerekir bizim gibi saplantılı insanların başarısı bu takıntılarımız, keskinliklerimiz olsa da fikirlerinizde bir tutam gri barındırırsanız belki o zaman zafer size daha güzel yollardan gelebilir...
Üşüyorum aldığım her nefeste soğuk içime işliyor ve ben hala son saniye de bile durmadan hayatı sorgulamaya devam ediyorum...         [HKZ]



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Karaborsa Aşklar...

Büyük Aşklar değildir efsane olan... Büyük aşklar, büyük acılara gebedir, Aslında efsane olan hep büyük acılardır... Nereye gitti bu büyük aşklar? şimdi yaşanılan hoşlantılara Aşk diyebilen  insanlar bu oyunun bir parçası mı? Aşk artık karaborsada, kaybolmuş, zamanı geçmiş, orjinal de hala içinde olan karışmış sahte biletler gibi... Kimse bilmiyor neden bu kadar dejenere oldu sevdalar ve işin esas acı kısmı kimsenin gerçekte umrundada değil ne olduğu... Bir garip adamın anılarından notlar; "Siz hiç otobüse binip heyecandan molalarda bile otobüsten inmeden 17 saat boyunca aynı koltuktan kımıldamadan yolculuk ettiniz mi? veya Hava -15 derecede üzerinize lapa lapa kar yağarken hiç bilmediğiniz ...

Çember...

Yorgunuz... O kadar yorgunuz ki, mutluluk maskesinin ardından bakıyoruz dünyaya...Gülüşlerimiz ardına saklı, sayısını bile unuttuğumuz hayallerimizden oluşan cesetler var. Kanlı ihanetlere kurban gitmiş masum umutlar. İçimizden o çocuksu yanımızı koparıp alan, benliğimizi kilitli kapılar ardına iten, bizi biz olmaktan korkutan, aslında hiç olmadığımız karakterlerin arkasına sindiren kötülükleri tüm genlerine yayılmış insanlara maruz kalmaktan yorgunuz... Yorgunuz çünkü aslında hiç söz sahibi bile olmadığımız bir sistemin içine itilip çocukluğumuzdan beri "sen bunu yapacaksın, sen bu olacaksın" gibi emir kipleri ve yönergelerle hayatımızı var olan sisteme, (istekli veya isteksiz) kurban etmekten, hep toplum veya adına her ne denilirse denilsin bize dayatılan ve aslında hiç istemediğimiz bu boktan yaşam senaryolarına uymaktan, karşı çıktığımızda ise dışlanıp ötekileştirilmekten yorgunuz... Çok şey de istemiyoruz ki, sadece sakinlik   istiyoruz, kendi mutlu olduğumuz yoll...

Viski ve Mermi

İki adam barda yanyana otururyorlardır. Biri diğerine dönüp; - Sana bir kişiyi öldürme şansı verselerdi kimi öldürürdün? diye sorar. Adam aşağıdan yukarıya yanındaki adamı süzer, adamı ilk defa görüyordur. -Hiç kimseyi diye cevap verir Adam hassiktir tonunda bir tıslayarak gülme sesi çırttıktan sonra tekrar dönüp - Sende onlardansın demek der ve viskisinden bir yudum daha alır Diğer adam anlamaz ve şaşkın bir şekilde - Kimlerden? diye sorar - 3 K (KKK) der ve viskisinden son yudumu alır. - Anlamadım? - 3 K yani Kendi Kendinin Katili. Kimseyi incitmeyecek olanlar hep kendini öldürür yavaş yavaş. Karşısındakinin ya çok sarhoş yada deli olduğunu düşünmeye başlar. - Peki sen kimi öldürürdün? - Barmeni. - Barmeni mi? Neden? - Çünkü bardağımın bittiğini gördüğü halde doldurmuyor. Üstelik saat daha 10'a 20 dakika var. - Nasıl yani? - Saat 22:00 olana kadar bu bardağı hiç boş bırakma demiştim. - Ama bunun için birini öldürmen çok saçma! - İşte farkımızda burada de...