Harabe bir kentin sokaklarındayım. Kimsecikler yok, herkes yaşanmışlıkların enkazı altında teslim etmiş ruhunu. Bir başımayım bu ruhsuz kentte, caddeler bomboş, evler kimsesiz. Yalnızlığın en koyu rengindeyim ve en dibinde. Enkazlar arasından geçerken ruhsuz cesetlerin yüzlerinde kalan en son ifadeyi seyrediyorum tek tek, mutsuzluğun ve çaresizliğin tablosu bu yüzler. Yarım kalmış, renksiz, mutsuzluk tabloları...
Çıkmaz sokağa terkedilmiş yetim bir hayatın çocukları, avuçlarında saklamışlar az biraz umudu, gün gelir mutlu oluruz belki-leriyle yanyana. Betonlar arasına sıkışıp kalmış onca ceset, soğuk bedenleri sahte mutluluklarla örtülmüş. Koşuşturmacayla geçmiş hayatları yaşam gazetesinin manşetine girmek için çabalasalarda, üçüncü sayfa faili mechul cinayetlere konu olmuş. Kimse kimseyi tanımız olmuştu, çıkar için birbirinin yüzüne gülen kuklalar, birbirinin ipini kesmek için planlar kuruyordu kulis arkasında ki karanlık odalarda, şimdi herkes aynı mahşerin mükellefi. Sokaklardan geçerken bütün cesetler aynı geliyor gözüme ve hepsinin unuttuğu bir şey vardı;
Çıkmaz sokağa terkedilmiş yetim bir hayatın çocukları, avuçlarında saklamışlar az biraz umudu, gün gelir mutlu oluruz belki-leriyle yanyana. Betonlar arasına sıkışıp kalmış onca ceset, soğuk bedenleri sahte mutluluklarla örtülmüş. Koşuşturmacayla geçmiş hayatları yaşam gazetesinin manşetine girmek için çabalasalarda, üçüncü sayfa faili mechul cinayetlere konu olmuş. Kimse kimseyi tanımız olmuştu, çıkar için birbirinin yüzüne gülen kuklalar, birbirinin ipini kesmek için planlar kuruyordu kulis arkasında ki karanlık odalarda, şimdi herkes aynı mahşerin mükellefi. Sokaklardan geçerken bütün cesetler aynı geliyor gözüme ve hepsinin unuttuğu bir şey vardı;
ipler kimin kimin elinde? [HKZ]

Yorumlar
Yorum Gönder