Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Araf

Galiba arafta kalmak benim kaderim... Bu durum, hayatım boyunca hep böyleydi, hiç bir yere yada hiç bir şeye tamamen bağlı kalamadım. Meğerse hiçliğe ait bir ruhtan öte değilmişim... Bahçeli bir evdeyim, yemyeşil ağaçlar, çeşit çeşit meyveleri olan rüya gibi bir bahçesi olan, ahşap, eski bir konak misali bembeyaz bir ev. Bahçede oturuyorum dışarı çıkamıyorum, bahçe dışında görebildiğim her yer gri bir çöl misali sis kaplı, renksiz, solgun ve hayat yok. Sanki bu ev arafta cennetten bir parça ve ben buraya sıkışıp kalmışım. Ev bi odadan ibaret kapıdan girdiğimde tek bir odaya çıkıyor ve kimsecikler yok ama ev üç katlı pencereleri kapalı içeriyi göremiyorum camları perdeli. Odaya girdi...

Boşluk

Boşluktayız, sebebini bilmediğimiz yabancı bir boşlukta, bu boşluğun duvarları yok, gökyüzü yok, sadece karanlık var, yabancı olduğumuz bir koyu bir karanlık. Sanki yaşam ile ölümün tam ortasındasın da, böyle arafta kalmışlığın çaresizliğini kabul etmiş bekliyorsun, neyi beklediğini bile bilmeden... Derin, uçsuz. bucaksız bir kuyuda, üstümüzü örten korkuların pençesinde çırpınarak düşüyoruz.  Karanlık üstümüze çöktükçe artıyor korkularımız ve daha hızlı düşüyoruz... Sahip olduklarımız arttıkça daha büyük bir boşluğun içinde buluyoruz kendimizi, bu doğru kişi dediğimiz her sevgilide kazanılan veya elde edilen her...

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 7

Metropol Harabe bir kentin sokaklarındayım. Kimsecikler yok, herkes yaşanmışlıkların enkazı altında teslim etmiş ruhunu. Bir başımayım bu ruhsuz kentte, caddeler bomboş, evler kimsesiz. Yalnızlığın en koyu rengindeyim ve en dibinde. Enkazlar arasından geçerken ruhsuz cesetlerin yüzlerinde kalan en son ifadeyi seyrediyorum tek tek,  mutsuzluğun ve çaresizliğin tablosu bu yüzler. Yarım kalmış, renksiz, mutsuzluk tabloları... Çıkmaz sokağa terkedilmiş yetim bir hayatın çocukları, avuçlarında saklamışlar az biraz umudu, gün gelir mutlu oluruz belki-leriyle yanyana. Betonlar arasına sıkışıp kalmış onca ceset, soğuk bedenleri sahte mutluluklarla örtülmüş. Koşuşturmacayla geçmiş hayatları yaşam gazetesinin manşetine girmek için çabalasalarda, üçüncü sayfa faili mechul cinayetlere konu olmuş. Kimse kimseyi tanımız olmuştu, çıkar için birbirinin yüzüne gülen kuklalar, birbirinin ipini kesmek için planlar kuruyordu kulis arkasında ki karanlık odalarda, şimdi herkes aynı mahşerin mük...

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 6

Rüzgarı hissediyorum... Yüzümün gerilişini, soğuğun içime işleyişini, derimin yavaşça kuruyuşunu vucudumun titreyişini... Nefesimin kesilişini, gözümün önünden geçen geçmişe dair  yüzlerce sahneyi... Herşey burada, gençliğim, hatalarım, heyecanlarım, zaferlerim, ilklerim, kederlerim, hüzünlerim, kahkahalarım, sevdiklerim ve nefret ettiklerim... Hepsi bir bir geçiyor bu son sahne de gözlerimin önünden, saliseden daha hızlı bir şekilde, belki en hızlı izlediğim film bu, benim hayatım ve yaşadığım onca yılın özeti... Hayali bile ürpertirken insanı, gözümü açıyorum, tüylerimin diken diken olduğu gerçeği kanıksanamaz. Ama son saniyemde bile yine ben olmaktan vaz geçmiyor insanlara zerre kadar da olsa birşeyler bırakmak istiyorum... Ölmek sanıldığı gibi bir kurtuluş değilmiş... Hayatımı iki keskin uç arasında yaşayan biri olarak benim hiç gri'm olmadı benim fikirlerim ya siyahtır  ya da beyaz arası, ortası yoktur. Siz bundan bir ders çıkartın hayatta bazen gri biriktirmek ger...

Eski bir anı...

Çocukluğumdan arta kalan nadir güzelliklerden bir anı bu... Cuma akşamı okul tatil olur olmaz ilk işim eve gidip üstümü değiştirdiğim gibi durağa koşardım. 1948 model eski bir kamyondan bozma bağ otobüsüne biner, daha asfaltla tanışmamış tozlu yollarda hoplaya zıplaya bağlara doğru yol alırdı otobüs, bizim çocukluğumuzda Karadeniz'in neresinde olursanız olun yollarda pek asfalt yoktu, en son durakta indiğimde koşarak rahmetli dedemin kollarına koşup atlardım. Yol kenarında bağımızda yetişen kiraz, şeftali, elma armut v.b. meyveleri satardık. Dere kenarında kurbağalarla oynar, dedem bağa gidince de sandıkların başında ben geçerdim, o zamanlar bu bana verilen en kutsal görevdi belkide, dedem gelmeden iyi bir satış yap...

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 5

Aralarında ilk kez Hoca ile konuşmuştuk bu konuyu, fikirlerimi beyan ederken sunduğu tezler ve anti tezler o kadar heyecanlandırmıştı ki beni zamanın nasıl aktığını bile farketmedim. Sanki zaman bir çığ gibi hızlıca ilerliyordu,  muhabbetimiz inişleri ve çıkışları ile sürdürülebilirliğini hiç yitirmiyordu, uzun zaman sonra belki ilk kez bu kadar hoşnut olmuştum biriyle muhabbet etmekten. Aynı zamanda şaşkınlığımı gizleyemiyordum yeni tanıştığım bu gizemli adamdan. Ona hoca demelerinin nedenini çok sonra samimi olduğumuzda anlayacaktım, diğerleri gibi o da  bilgiye aç ve doymak bilmeyen bir hırsa sahipti. Zihni adeta bir kara delik gibiydi sanki herşeyi yutuyordu. Tartışma bazen şiddetleniyor farkında olmadan seslerimiz yükseliyordu, sonra bir an duraksayıp, etrafa bakınıp kahvedekilerin şüpheli bakışlarını farkedip çayından bir yudum alıp, normal ses tonuyla kaldığı yerden devam ediyordu. İkimizde doğruyu arıyorduk, bu yüzdendi sorgulamalarımız, savunduklarımız ve ürettiği...

Ben Ölmeden Önce - Bölüm 1 Kısım 4

Avuçlarım terliyor... Kalbimin atışı o kadar hızlandı ki artık hissedebiliyorum çırpınışını. Göğsümü yırtıp çıkmak istiyor adeta. Deneysel bir durum bu, ama bu deneyin sonucu  benimle birlikte yok olacağından kimseye bir fikir arz etmeyecek maalesef. Damarlarımda sanki kan yerine adrenalin dolaşıyor. Gözlerim her aşağıya baktığımda kararıyor, başım dönüyor. Avuçlarım terliyor ve emin olun korkuyu bu kadar net hissedebileceğiniz başka sahne yok bu hayatta. Ölümden herkes korkar korkmuyorum diyenler daha onunla burun buruna gelip tanışmamıştır emin olun. İster mucizevi olsun ister olmasın, ölümle tanışıp son anda Azrail'in elinden kurtulaların hayatına bakarsanız, artık eskiden oldukları insanlar olmadıklarını görebilirsiniz. Korku tüm vucudumu ele geçirdi, bedenim bir enstruman teli gibi titriyor adeta. O kadar hızlı nefes alıyorum ki ciğerlerim yanıyor, kirli havayı her soluyuşumda sanki  burnuma çekiçle vurulmuş gibi bir acı saplanıyor. Kulaklarım basınçtan tıkandı yada ...